Ben Bir Garip Sevgi Dilencisiyim

Ben Bir Garip Sevgi Dilencisiyim

Daha yürümeyi bilmezken, sokaklara evladlık verildim. Konuşmayı kaldırımlardan öğrendim. Yalnızlığı yaşadım soğuk adımlarda. Yokluğu hissettim iliklerimde, güneşin her doğuşunda. Düşlerimi benden alıkoyan gecenin varlığıydı beni olgunlaştıran… Soğuk, sessiz, varlığımı gizleyen karanlığıydı… Söz gelimi insanlar; âh şu beni benden alma gayretini aslâ yitirmemiş olan mahlûklar. Var mıydı ki sen gibisi; nazar lûtfuyla müşşeref kılarken bendimi; titizliğin, inceliğin böylesinin görülmemişliğiyle dinlerdin sesimi. Varlığın, yollarımla kesişseydi bilirim, evladlığım sana olurdu. Can neydi, cânân kimdi… Gözlerinin siyahında bana ayân olur, bütün ilham şelaleri akar dururdu gönlüme; sen vuslatımı tebessümünle noktalayana kadar…

İnsanların soğukluğunda donuyorum, aldırmazlık okyanusunda boğuluyorum, çırpınıyorum. yalvarıyorummmmmmmmmm…

Teslim oluyorum polis bey;
Suçum insanlığınıza ayak uyduramamak.
İşte ruhum, işte yüreğim…
Kelepçeleyin sözlerimi; kalem tutan ellerimi.
Ancak kabûlünü yıllar evvel istediğim
Şu ufacık dileğimi…
Zaman kaybetmeksizin Hâkim beyin
Eline verin…
“sevgi neydi; şefkat, merahmet, gönül bağı,…
peki ya aşk, hâkim bey…
yalanmış meğer, paylaştığımız göz yaşı sağnağı.
ben öğrenmeye gidiyorum vuslatı, dostluğu,..
İnsanlığınızdan Tek Bir Dİleğim: İdam Buyruğu!..”

aşık-ı bîçare

Yorum Yapın